KALPAK DA, AT DA ATATÜRKE YAKIŞIR!
CHP Ankara Milletvekili Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) kurucusu, eski CHP Grup Başkan Vekili Emine Ülker Tarhan, Nefretin organize hali gibi bir hükümet ile yönetiyoruz, nefretin biyolojik hali kimdir bu ülkede onu da biliyorsunuz dedi.
Haber giriş tarihi : 05-12-2013 | 16 : 52 26
Haber güncelleme tarihi : 05-12-2013 | 16 : 52 26
CHP Ankara Milletvekili Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) kurucusu, eski CHP Grup Başkan Vekili Emine Ülker Tarhan, Nefretin organize hali gibi bir hükümet ile yönetiyoruz, nefretin biyolojik hali kimdir bu ülkede onu da biliyorsunuz dedi.
Zonguldakın Ereğli İlçesinde, Cumhuriyet Kadınları Derneği Şubesinin, Kadına Seçme ve Seçilme Hakkının verilmesinin 79. Yılı dolayısıyla düzenlediği panele katılmak üzere ilçeye gelen Tarhan, CHPyi ziyaretinde, gazetecilerin sorusu üzerine, partisinin tutuklu milletvekili gazeteci Mustafa Balbayın hemen bırakılması gerektiğini savundu.
Burada partililerle görüşen Tarhan, daha sonra Mavi Organizasyon Salonundaki panele geçti.
Saygı duruşunda bulunulup, İstiklal Marşının okunması sonrası Andımız seslendirilen paneldeki konuşmasına, devrimin kalesinden emeğin kalesine selam getirdim diyerek başlayan Tarhan, Hükümeti ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğanı eleştirdi.
Tarhan şunları söyledi:
Nefretin organize hali gibi bir hükümet ile yönetiyoruz, nefretin biyolojik hali kimdir bu ülkede onu da biliyorsunuz. Kadınlara ve gençlere söylemek yasak, konuşmak yasak, toplanmak yasak, Kızların evlilik, erkeklerin emeklilik hayalleri kurmaları yasak. Hatta mümkünse her akşam evlenip en az 3 çocuğa karışık maklubeli sohbet programları izlemeniz isteniyor. Baskısı son yıllarda sadece gazetecileri hapis etmek işten atmak, kitaplar yapmakla kalmadı, ülkemizi bir cezaevi işletmesine çevrildi. Duvarlarda, sadece onun resmi var. Bu ülkede özel mülkiyet tanrılaştırılmış, satılmadık sahil, yeşil, orman, tarım arazisi, kamu malı kalmamış. Satılan değerlerimiz ile inanın bu ülkenin bütün açlarını sonsuza dek doyurabiliriz. Üstüne kahve tatlı da olmak üzere, muhtemelen doyurabilirdik. Dizilerden çocuk sayısına, kürtajdan emzirmeye kadar her konuyu biliyor. Fabrikalarda 3 kuruşa çalışacak yeni kölelerimiz olsun istiyor. Para konusunda usta çocuklar yetiştirdiğini biliyoruz.
KALPAK DA, AT DA ATATÜRKE YAKIŞIR!
Konuşmasını, Başbakanın özellikle Suriye ile ilgili politikasını eleştirerek sürdüren Tahan, şöyle dedi:
Seyrek bıyıklı öfkeli şahsiyet dediğim bu kişi, evde yaptıkları yetmezmiş gibi sağa sola taş atıyor. Adam, Suriyedeki iç savaşa açık açık taraf olmaktan ve desteklediği Özgür Suriye Ordusunun kafaları gövdeden ayırmasından rahatsız olmuyor, katliamlardan rahatsız olmuyor. Tecavüze uğrayan kadınlardan rahatsız olmuyor, Vapurdan inen gençlerin ne giydiğinden rahatsız oluyor üstelik bunlardan bir de mağdur oluyorlar. Bizi ülke içindeki karışıklıklar yetmezmiş gibi Orta Doğuda da bir savaşa sürüklemek istedi bu adam. 100 Yıllık dış politikamız yurtta sulh cihanda sulh esasına dayalı iken bu adam bu ülkeyi Ortadoğu cengaverine dönüştürmeye çalıştı. Kalpak giydi yakışmadı, ata bindi ne oldu düştü. O günden düştü Milli içkimizi bilmem ama Milli hayvanımız attır at diyorum. Kalpakta at da Atatürke yakışır.
KADINA ŞİDDETE DEĞİNDİ
Türkiyede halkın yüzde 50sinin şiddetli geçimsizlikle yaşadığını ileri süren Tarhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
O yüzde 50den bir tane daha var. Bunu unutmuş görünüyor. O böyle olunca herkes bu ülkede gölgesi ile savaşacak kavga edecek hale geliyor. Erkekler öfkelerini en yakınındaki kadınlardan alıyorlar. Bu gençlerin birçoğu işsiz, yoksul. Bu ülke ne kadar işsiz ve yoksul olsalar da gençlerle dolu. Gene söylüyorum bunlardan da mağdur olan bir başbakan yönetiyor bizi. Halkı kin ve nefrete tahrik etmekten hakkında mahkumiyet kararı verilmiş ve ceza almıştı, muhtemelen bunun hakkını veriyor, halkı kutuplaştırmak için her şeyi yapıyor. Her an patlamaya hazır gibi. Nükleer santralin ve tüpün acil durum prosedürü var ya bunun o da yok, her an patlayacak gibi davranıyor. Biz her sefer laik bir sevgiden söz ediyoruz o had bildirmekten söz ediyor. Oysa biz bir parça huzur istiyoruz, 70-75 yıllık ömrümüzde huzura ve hürriyete ihtiyacımız var. Hayatın ilk harfinin hürriyet olduğunu özgürlük olduğunu düşünüyorum.
KADINA GÖREV VERİLMİYOR
Tarhan, son dönemde yapılan atamalarda bir kadına dahi görev verilmediğini hatırlatarak, Özellikle yoksul emekçi kadınlar insan yerine konuluyor olsaydık, inanın insan hakları yeterliydi, kadın haklarına gerek kalmazdı. Bütün bunlar en ağrıma giden, en can sıkıcı benim için kadınların buna ses çıkarmamalarıdır dedi.
Cumhuriyetin kadınları soru şekline seslenen Tarhan, bizim Arınç kadar özgül ağırlığımız yok mu bu ülkede? Sadelik olduğu gibi görünme, üretim küçümsendi. Bu ülkede bilgi küçümseniyor. Hala kadın ailesinin seçtiğini seçmekte ve ne yazık ki kendisi bir türlü seçilememekte. Mustafa Kemalin seçme ve seçilme hakkı vermesi ile birlikte bu bir türlü gerçekleştirilemedi ben bugün adım adım geriye gittiğimizi görüyorum. Resmi gazetede her gün atama kararnameleri yayınlanıyor. Yüzlerce atama var bakıyoruz kaç tane müsteşar, genel müdür, başsavcı, emniyet müdürü, kaymakam, defterdar var mı? Yok diye konuştu.
DERNEK BAŞKANI ÖZKÖKÜN KONUŞMASI
Cumhuriyet Kadınları Derneği Ereğli Şube Başkanı Öznur Özkök ise kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesinden bu yana bir çok yasal düzenleme yapıldığını hatırlatarak, şöyle dedi:
Buna rağmen bu gün bir çok sorunumuz hala çözülememiştir. Siyasi haklarını 1924'te almasına rağmen kadınlarımız siyasi partilerimizin büyük çoğunluğunda vitrin olarak kullanılmaktadır. Geçmişte yeri geldiğinde cepheye mermi taşımış, erkeğiyle birlikte cephede savaşmış, gerektiğinde evinde anne olmuş, üretim sürecine aktif olarak katılmış kadınlarımız bu gün hala şiddet ve cinsel tacize uğramakta, töre cinayetlerine kurban edilmekte, kara çarşafa ve türbana sarılmaktadır. Eğitim sisteminde yapılan değişiklikle kız çocuklarının erken yaşta okuldan kopuşu hedeflenerek çocuk gelinlerin çoğalmasına yol açılmaktadır. Çalışma yaşamında yapılan düzenlemelerle de kadınlar üretimden evlere doğru çekilmektedir. Başbakan kadınların kaç çocuk doğuracağından tutun da nasıl doğuracaklarına bile karar vermektedir.
Paneli, CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, CHP Zonguldak İl Başkanı Halil Furat, Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık ile kalabalık dinleyici izledi. (Kaynak: Hakimiyet)


Zonguldakın Ereğli İlçesinde, Cumhuriyet Kadınları Derneği Şubesinin, Kadına Seçme ve Seçilme Hakkının verilmesinin 79. Yılı dolayısıyla düzenlediği panele katılmak üzere ilçeye gelen Tarhan, CHPyi ziyaretinde, gazetecilerin sorusu üzerine, partisinin tutuklu milletvekili gazeteci Mustafa Balbayın hemen bırakılması gerektiğini savundu.
Burada partililerle görüşen Tarhan, daha sonra Mavi Organizasyon Salonundaki panele geçti.
Saygı duruşunda bulunulup, İstiklal Marşının okunması sonrası Andımız seslendirilen paneldeki konuşmasına, devrimin kalesinden emeğin kalesine selam getirdim diyerek başlayan Tarhan, Hükümeti ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğanı eleştirdi.
Tarhan şunları söyledi:
Nefretin organize hali gibi bir hükümet ile yönetiyoruz, nefretin biyolojik hali kimdir bu ülkede onu da biliyorsunuz. Kadınlara ve gençlere söylemek yasak, konuşmak yasak, toplanmak yasak, Kızların evlilik, erkeklerin emeklilik hayalleri kurmaları yasak. Hatta mümkünse her akşam evlenip en az 3 çocuğa karışık maklubeli sohbet programları izlemeniz isteniyor. Baskısı son yıllarda sadece gazetecileri hapis etmek işten atmak, kitaplar yapmakla kalmadı, ülkemizi bir cezaevi işletmesine çevrildi. Duvarlarda, sadece onun resmi var. Bu ülkede özel mülkiyet tanrılaştırılmış, satılmadık sahil, yeşil, orman, tarım arazisi, kamu malı kalmamış. Satılan değerlerimiz ile inanın bu ülkenin bütün açlarını sonsuza dek doyurabiliriz. Üstüne kahve tatlı da olmak üzere, muhtemelen doyurabilirdik. Dizilerden çocuk sayısına, kürtajdan emzirmeye kadar her konuyu biliyor. Fabrikalarda 3 kuruşa çalışacak yeni kölelerimiz olsun istiyor. Para konusunda usta çocuklar yetiştirdiğini biliyoruz.
KALPAK DA, AT DA ATATÜRKE YAKIŞIR!
Konuşmasını, Başbakanın özellikle Suriye ile ilgili politikasını eleştirerek sürdüren Tahan, şöyle dedi:
Seyrek bıyıklı öfkeli şahsiyet dediğim bu kişi, evde yaptıkları yetmezmiş gibi sağa sola taş atıyor. Adam, Suriyedeki iç savaşa açık açık taraf olmaktan ve desteklediği Özgür Suriye Ordusunun kafaları gövdeden ayırmasından rahatsız olmuyor, katliamlardan rahatsız olmuyor. Tecavüze uğrayan kadınlardan rahatsız olmuyor, Vapurdan inen gençlerin ne giydiğinden rahatsız oluyor üstelik bunlardan bir de mağdur oluyorlar. Bizi ülke içindeki karışıklıklar yetmezmiş gibi Orta Doğuda da bir savaşa sürüklemek istedi bu adam. 100 Yıllık dış politikamız yurtta sulh cihanda sulh esasına dayalı iken bu adam bu ülkeyi Ortadoğu cengaverine dönüştürmeye çalıştı. Kalpak giydi yakışmadı, ata bindi ne oldu düştü. O günden düştü Milli içkimizi bilmem ama Milli hayvanımız attır at diyorum. Kalpakta at da Atatürke yakışır.
KADINA ŞİDDETE DEĞİNDİ
Türkiyede halkın yüzde 50sinin şiddetli geçimsizlikle yaşadığını ileri süren Tarhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
O yüzde 50den bir tane daha var. Bunu unutmuş görünüyor. O böyle olunca herkes bu ülkede gölgesi ile savaşacak kavga edecek hale geliyor. Erkekler öfkelerini en yakınındaki kadınlardan alıyorlar. Bu gençlerin birçoğu işsiz, yoksul. Bu ülke ne kadar işsiz ve yoksul olsalar da gençlerle dolu. Gene söylüyorum bunlardan da mağdur olan bir başbakan yönetiyor bizi. Halkı kin ve nefrete tahrik etmekten hakkında mahkumiyet kararı verilmiş ve ceza almıştı, muhtemelen bunun hakkını veriyor, halkı kutuplaştırmak için her şeyi yapıyor. Her an patlamaya hazır gibi. Nükleer santralin ve tüpün acil durum prosedürü var ya bunun o da yok, her an patlayacak gibi davranıyor. Biz her sefer laik bir sevgiden söz ediyoruz o had bildirmekten söz ediyor. Oysa biz bir parça huzur istiyoruz, 70-75 yıllık ömrümüzde huzura ve hürriyete ihtiyacımız var. Hayatın ilk harfinin hürriyet olduğunu özgürlük olduğunu düşünüyorum.
KADINA GÖREV VERİLMİYOR
Tarhan, son dönemde yapılan atamalarda bir kadına dahi görev verilmediğini hatırlatarak, Özellikle yoksul emekçi kadınlar insan yerine konuluyor olsaydık, inanın insan hakları yeterliydi, kadın haklarına gerek kalmazdı. Bütün bunlar en ağrıma giden, en can sıkıcı benim için kadınların buna ses çıkarmamalarıdır dedi.
Cumhuriyetin kadınları soru şekline seslenen Tarhan, bizim Arınç kadar özgül ağırlığımız yok mu bu ülkede? Sadelik olduğu gibi görünme, üretim küçümsendi. Bu ülkede bilgi küçümseniyor. Hala kadın ailesinin seçtiğini seçmekte ve ne yazık ki kendisi bir türlü seçilememekte. Mustafa Kemalin seçme ve seçilme hakkı vermesi ile birlikte bu bir türlü gerçekleştirilemedi ben bugün adım adım geriye gittiğimizi görüyorum. Resmi gazetede her gün atama kararnameleri yayınlanıyor. Yüzlerce atama var bakıyoruz kaç tane müsteşar, genel müdür, başsavcı, emniyet müdürü, kaymakam, defterdar var mı? Yok diye konuştu.
DERNEK BAŞKANI ÖZKÖKÜN KONUŞMASICumhuriyet Kadınları Derneği Ereğli Şube Başkanı Öznur Özkök ise kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesinden bu yana bir çok yasal düzenleme yapıldığını hatırlatarak, şöyle dedi:
Buna rağmen bu gün bir çok sorunumuz hala çözülememiştir. Siyasi haklarını 1924'te almasına rağmen kadınlarımız siyasi partilerimizin büyük çoğunluğunda vitrin olarak kullanılmaktadır. Geçmişte yeri geldiğinde cepheye mermi taşımış, erkeğiyle birlikte cephede savaşmış, gerektiğinde evinde anne olmuş, üretim sürecine aktif olarak katılmış kadınlarımız bu gün hala şiddet ve cinsel tacize uğramakta, töre cinayetlerine kurban edilmekte, kara çarşafa ve türbana sarılmaktadır. Eğitim sisteminde yapılan değişiklikle kız çocuklarının erken yaşta okuldan kopuşu hedeflenerek çocuk gelinlerin çoğalmasına yol açılmaktadır. Çalışma yaşamında yapılan düzenlemelerle de kadınlar üretimden evlere doğru çekilmektedir. Başbakan kadınların kaç çocuk doğuracağından tutun da nasıl doğuracaklarına bile karar vermektedir.
Paneli, CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, CHP Zonguldak İl Başkanı Halil Furat, Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık ile kalabalık dinleyici izledi. (Kaynak: Hakimiyet)


Haber :
ETİKETLER : Yazdır







